Spor Toto 2. Lig’de haftayı lider Şanlıurfaspor’la 0-0 berabere kalarak kapatan 3. sıradaki Altay’da taraftara sitem var. Balıkesirspor randevusu dışındaki maçlarda tribünlerin boş kalmasına anlam veremediklerini belirten Sportif Direktör Cenk Tekelioğlu, ‘Boş tribünler önünde ısınmak, futbolcuların motivasyonunu çok etkiliyor’ yorumunu yaptı. Tekelioğlu, Sadece Balıkesirspor maçında yaklaşık 5 bin taraftarın geldiğini, İzmir’de oynanan diğer 8 karşılaşmada seyirci ortalamasının 2 bini geçmediğinin altını çizerek, ‘Biz şampiyonluğa oynarken, tribünlere bizim gözümüzde az taraftarıngelmesi hem yöneticileri, hem de futbolcuları üzüyor. Başlama düdüğü çaldığında Alsancak Stadı tribünlerinin dopdolu oynandığı bir karşılaşmayı arzuluyoruz’ diye konuştu.
Siyah beyazlı ekip, şimdiye kadar İzmir’deki Çorum (2230), Kocaelispor (2050), Balıkesirspor (4536), G.O.Paşa (2025), Konya Şeker (1735), Pendik (1612), Bozüyük (2839), Tepecik (1485) ve Şanlıurfa (2218) maçlarını 20730 kişi izledi.

Emrah Korkuttu
Altay’da son haftalarda formaya hasret kalan sağ kanat oyuncusu Evren Avşar’a Bank Asya 1. Lig’den Giresunspor’un talip olduğu öğrenilirken, siyah-beyazlılarda Ş.Urfa maçı sonrası ilginç bir olay yaşandı. İlk 11’de sahaya çıkıp, devre arasında oyundan alınan Emrah Bedir, karşılaşma sonrası Adana’ya gitti. Uçakta sağ ayağındaki ağrının artması üzerine ayakkabısını çıkaran Emrah, ikinci parmağının morardığını görünce, sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan, “Parmağım kırık. Önümüzdeki hafta oynayamam” yazdı. Haberi alınca şaşkına dönen Kulüp Doktoru Metin Ergün, futbolcuyu arayıp, “İzmir’de neden söylemedin? Hastaneye git, röntgen çektir” dedi. Adana’da Emrah’ın ayağında ezik olduğunu gören doktorlar, röntgene gerek duymadı. Kurmaylar da futbolcunun sağlam olduğunu duyunca rahatladı.

Kaynak: İZVAK

Arkadaşlarınızla Paylaşın:
  • Print
  • Add to favorites
  • Facebook
  • Twitter
  • MySpace
  • Tumblr
 

2 Yorum var

  1. Özan ÖNGEN diyor ki:

    Değerli ALTAY Kulübü yöneticileri bu soruyu seyirciye neden soruyorsunuz ? Bu soruyu sezon sonu başarı gelmezse valizini eline alıp hiç bir şey olmamış gibi başka takımların yolunu tutacak olan futbolculara soracaksınız !…Teknik Direktör ve yardımcıları,Kulüp Yönetimi,Futbocular hepsi yolcu ama biz taraftarlar hancıyız yani sizler kusura bakmayın başaramadık deyip gitme hakkına sahipsiniz bizim bunları deme hakkımız yok sadece sezon başından beri ısırmayan,saldırmayan,rakibini sindirici futbol oynayamayan,Şampiyonluğa oynayan ekiplere karşı üstünlük sağlayamayan Futbol Takımımıza karşı maça gitmeyerek küsme hakkını kullanıyoruz çünkü hiç bir kimse bilerek üzüntü yaşamak istemez, kendine manevi işkence yaptırmaz !…Her şeye rağmen 50 yaşında biri olarak Tepecik maçı hariç bütün maçlara geldim gelmeye de devam edeceğim ama taraftarın maçlara ilgi göstermesini istiyorsanız Futbocu kardeşlerim aynaya bakıp kendinizi düzeltin dünyada yapılacak en güzel mesleklerden birini icra ediyorsunuz tüm maçlarda benliğinizi,kişiliğinizi ortaya koyun antremanlarda iyi çalışın maçlara iyi motive olun sizin isteğiniz,motivasyonunuz ve final özelliği taşıyan maçlarda alacağınız galibeyetler bu küskün seyirciyi motive edecektir,seyirci sayısını çoğaltacaktır her şey sizin elinizde kaliteli,karakterli mesleğinizi en iyi şekilde icra edebildiğinizi bizlere gösterin bunu yapabilecek kapasiteye sahipsiniz.Sonuç olarak sizlere güvenmek istiyoruz yıllardır yaşadığımız üzüntünün,hüsranın bitmesini istiyoruz bu renklere aşık on binleri sayenizde türbünlerde görmek istiyoruz, artık bizlerinde yüzünüzün gülmesini istiyoruz !….

  2. İlhan Önder diyor ki:

    Sayın Özan Öngen sanıyorum soruna düz bir açıdan bakıyorsunuz.Burada anlattıklarınız seyircini beklentileri ve arzusu.Ve seyircinin bunları beklemesi çok doğal.Ancak konu taraftar.Yani cefakar fedakar taraftar.Taraftar sadece galibiyeti beklemez.Taraftar sadece sportif başarıyı beklemez,taraftar kulubünün temsiliyetini bekler,elbette en başarılı en üstün olana sahip olmayı ister.
    Ancak taraftar şunu bilir takımı çok iyi oyun oynamasa da,şampiyonluk yolunda en yakın rakiplerine karşı çok üstün olmasa da hatta başarısız bile olsa hedef nihai yani kalıcı olandır.Şampiyonluk yolunda daha alınacak çok mesafe vardır.Yolun sonunda zirvede olmak önemlidir.Bu hafta yada geçtiğimiz hafta iyi oynamamış takımına sırtını dönmek,desteğini esirgemek seyircinin tepkisi olabilir.
    Ama sözkonusu olan kulubün sahibi olmak,taraftar olmaksa iyi günde ve de özellikle kötü günde camianin arkasında olmayı gerektirir.
    Altay kulubu şu anda tarihindeki enzor günlerini yaşamaktadır.(En azından elli li yaşlarını yaşayan bizlerin hatırladığı en alt liğde bulunmak)Aynı zaman da bu karanlık günlerden sıyrılma konusunda güçlü umutları ve beklentileri varken bizlerin bu oluşuma katabileceğimiz şey CAMİA OLMANIN VERDİĞİ GÜCÜ VE DESTEĞİ her alanda sergilemektir.Çünki sezonun sonuna daha çok zaman var.Katedilecek daha epey uzun bir mesafe var.Sön güne kadar taraftar olarak desteğimizi ortaya koymalıyız.
    Bazı taraftar sitelerinde”yönetime maddi anlamda nasıl destek olunur” un karşılığı aranırken tirübin desteğinin ise hiç eksilmeden hatta artarak devam etmesi gerekir.
    Sanıyorum yazıda anlatılmak istenen de bu.Ve siz de zaten bu desteğinizi eksiksiz bir biçimde verdiğinizi belirtiyorsunuz.
    Bu hafta bizler de Ankaradan Çorum’a giderek desteğimizi vermeye çalışacağız.Sonuç ne olursa olsun bu takım bizim,bu kulüp bizim.Bu duyguları yaşayan herkese en sıcak selamlar saygılar.

Yorum Yapın