
Kaynak: Yeni Asır Gazetesi
Sevgili Mehmet Hoca,
Sen de çok dayanıksız çıktın mirim. Daha şunun şurasında kaç hafta oldu attın havluyu hemen. Birkaç memnuniyetsiz laf, iki maçta taraftar protestosu… Çektin eyvallahı, dedin “benden bu kadar…” Oysa taraftar her yerde aynıdır. Kimi maç bağrına basar, kimi maç yerine dibine… Söyleyene değil söyletene bakacaksın… Bizde asıl söyleten ağır basar…
Oysa daha yeni başlamıştık. Bir taraftan senin ne gadddddder beyefendi, öğrencilerinin gözünde ne denli saygıdeğer ve kıymetli olduğunu söyleye söyleye ucundan kıyından yeni yeni kemirmeye başlamıştık seni…
(Düşünüyorum da zordur bizde hoca olmak. Şimdi sana bir yığın örnek verebilirim zamanında kimleri kimleri canından bezdirdiğimizi. Gündüz Kılıç’tan tut da, Ömeragiç’e, rahmetli Candan Tarhan’a… Fakat bulabilirsen bir konuş Sakıp Özberk’le… )
Biz orada burada, yıllardır dönüp dolaşıp aynı muhabbetleri tekrarlaya tekrarlaya, birbirimizin kuyusunu kazıp dururken baklavacıda, sardunyada, mandırada… Bıkmadan aynı hamaseti sürerken piyasaya, televizyonda, radyoda … Bir de baktık deniz bitmiş, kara göründü… Takke düştü kel göründü…
Birkaç sene önce her şey yolunda giderken, yani takım istim üstünde süper lige yol alırken.. Çekiverdik başkanı haşmetli ve devletlü divan kuruluna… Dedik, “başkan gözünün üstünde kaşın var, yüreğimizde yare var…” Biz bunlarla uğraşırken bir de baktık Antalya çoktan gazlamış… Onu bunu paylaya paylaya, kulüpte herkes birbirini gammazlaya gammazlaya… Dünya bizim ve İzmir’in çevresinde döner sanıp ceyarlaya ceyarlaya…
Sonrasında tekrar başlaya başlaya, takımın başına janti teknik adam araya araya, -beyaz türk beyaz türk- dergi sayfalarında parlak kağıtlarda cilalaya cilalaya, ortaokul inkilap tarihi ders kitaplarından alıntılaya alıntılaya, bir de baktık yine hüsran yine hüsran… Ol saltanatın yerinde yeller eser şimdi…
Bir önceki yıl gençlerimizi oraya buraya kiralaya kiralaya, emeklileri zombileri doldurup doldurup takıma, yeniden yapılanma deyyu deyyu çığırmaya, buluverdi Altayımız kendini 3. Ligde cumburlop, sen sağ ben selamet… Merhumu nasıl bilirdiniz?Koskoca Büyük Altay yuvarlanmıştı 3. lig çukuruna… Kasamız örümcek ağı bağlamışken, uçan kuş borcunu istemek için kapımıza dayanmışken, birileri yine de parasını Altay için harcamaya hazırken, nakdimiz ve kredimiz anca bu kadarına yetmişken, oyuncular sırf Altay adı için gelmişken… Sonrasını biliyorsun, aç tavuk kendini buğday ambarında sanmışken… Alavere dalevere, Altıparmak Mehmet nöbete…
Diyeceğim odur ki, biz de tribünde çok yıprandık iki gözüm… Her sene play-offlarda off olmaktan, yüze yüze kuyruğuna gelmişken… Hani kolay da değil yani… Bundandır mızmızlığımız, bundandır hırçınlığımız… Lütfen şu nacizane özrü kabul et…
Orhan BERENT
Kaynak: Siyah Beyaz Blog








Yorum Yok
İlk yorumu siz yapabilirsiniz.